24 Ekim 2014 Cuma

Salif Keita - Yamore ve bir bilgelik hikayesi

Dun gece rutin Digiturk radyolarimdan birini dinlerken ilginc bir bicimde rastladigim ve beni cok etkileyen bir sarkiyi  ve sanatciyi paylasmak istiyorum: Salif Keita- Yamore.  Dinlerken sarkinin duygusuna oyle kapildim ve buyulendim ki sanatci ile ilgili kisa bir arastirma yapmak istedim. Sarkinin neden bu kadar buyulu oldugunu sanatcinin hikayesini okuyunca bir daha anladim.  

Salif Keita  25 Agustos 1949'da  Mali İmparatorluğunu kuran Soundjata Keita’nın torunu olan soylu bir ailenin mensubu olarak dunyaya gelmis bir sanatci. Eğitimi bittikten sonra ilkokul öğretmeni olmak istemis ancak albino oldugu icin sınava alınmamis. Sonra cok sevdigi muzikle ilgilenmeye karar vermis fakat Afrika'da dogmus bir albino iseniz ustelik ust sinifa mensup bir ailenin uyesi oldugunuz halde muzige asiksaniz  toplumun sizi lanetlemek icin ihtiyaci olan tum sartlari karsiliyorsunuz demektir. Toplum adina buyuk tehlike(!) arz eden Salif Keita  ailesinin saklamasi sonucu olumden kurtulmus fakat muzik yapmasi yasaklanmis. Bu yasak karsisinda essiz bilgeligi aciga cikmis  ve muzigin ahengiyle kendini yaratmaya baslamis. Yamore'u besteledikten sonra soyledikleri bu harika bilgeligi aciklar nitelikte:




''Bilirsiniz tanri tum nimetleri bir kisiye vermez. bana da pigmentasyon vermedi ve iyi bir gorus fakat bana da ufak bir seyler verdi, Yamore gibi.. Yamore sihirsel bir bicimde geldi, sadece oyle..gitarimi elime aldim ve melodiyi calmaya basladim. O melodiyi uc gundur ariyordum. Ah! mutluyum o aradigim seydi.''

Bu oykuyu kendi adima ilham verici buluyorum Keita gibi sanatcilarin dunyaya ve insanliga muazzam seyler kattiklarina ve burayi daha yasanilir bir hale getirdiklerine yurekten inaniyorum. Umarim siz de keyif alirsiniz.