1 Eylül 2013 Pazar

T kare


    İçinde kıpırdayan bir şeyler var.
    İstemesen de varlığını ortaya koyan, belli ritimlerle çabalayan.Bunun aynası oluyorsun bazen ve huzursuzluğun, parıldayan yüzeyinden çıkıp, dokunuğu her yüzeye belirli bir tortu bırakıyor.
Bu tortuları nasıl olur da görmezsin? Seninle ilgili beni hayrete düşüren en büyük bilmece bu.
Aslında çoğunlukla kendi içimde yanıtını verdiğim ancak doğruluğundan -herhalde sen olamadığım için- asla emin olamayacağım bilmece.
    Bir seferinde kendime şöyle sormuştum; Bir noktadan diğerine kaç kez durur, kaç kez bekler ve kaç kez yürürsün? Aldığım yanıt o zaman içinde beni kendi tortularımla başbaşa bırakmıştı. Sonununda bir tortu kalesinin ne kadar tehlikeli olabileceğine karar verip beklediğim tüm diğer zamanlar için yürümeye başladım.
O günden beri yürüyorum, belirli bir yöne değilse de belirli bir yüzeyin üstünde; Bir elim toprakta ve gözlerim ayda, başıma gelen uzun yaşamın seslerini dinleyerek.